|
10 yaşında ilkokulu bitirdim ve İmam Hatib e gittim. Şimdi 57 filan olduğuma göre 47 yıldır bu saçmalıkla uğraşıyoruz. Bir deli kuyuya bir taş atıyor, milyonlarca akıllı bir ömür boyu uğraşıyoruz.
Bu ülkede insan olmanın, hayatın anlamı böyle bir şey işte.
27 Mayıs 'ı da gördük, 12 Mart 'ı da, 12 Eylül 'ü de, 28 Şubat 'ı da.
Özkök, siyasal iktidara, ısrarı bırakması ve umut vermekten vazgeçmesi çağrısında bulunuyor. Bilmiyor ki, o zaman bu iktidar da silinir ve siyasal çözüm umutlarını kaybeden halk sokağa çıkar. O gün işte kimse hiçbir şeyden emin olamaz..
İmam Hatip, başörtüsü, Kur'an kursu aşılırsa, bu zihniyetin cür'et ve cesaretinin nerelere kadar uzanacağını biliyoruz. Nihai hedef, “ Allahsız / Şeriatsız İslâm ”. Daha secdesiz namaz teklifi çok yeni ve sıcak. Erbulak 'ın, liseli kızların bekaretinin resmi bir müdahale ile izalesi önerisini de biliyoruz. Osman Nuri Çerman 'ın “ Kur'an -ı Kerim 'den ahkam ayetleri nin çıkarılarak yerine Nutuk'tan parçalar eklenmesi” önerisini de.. Ekmekçi, laik bir ülkede okul, kışla gibi resmi kurumlarda beslenmede protein açığının giderilmesi için resmi domuz çiflikleri kurulup, tabldotlara domuz eti eklenmesi zorunluğu getirilmesi önerisini de biliyoruz.. Bunların hepsi laiklik, çağdaşlık, bilimsellik ve Atatürkçülük adına yapıldı.
Her şey özelleştirilirken, dini bir ibadet olan hac, zekat ve fitre nin yasalara ve hukuka rağmen devletleştirilmesine karşı, yargıya itirazımızı görmezden gelenlerin, dini bir emir olan başörtüsü konusundaki tavırları ortada..
Birileri hukuk adamı gibi değil de, ideolojik bir yaklaşımla militanca bir tavır sergiliyor..
Devlet in, Anayasa ve yasaların varlık ve meşruiyet temelleri hiçe sayılıyor.
Birileri hukuku bir kenara bırakıp devleti, rejimi koruma ve kollama görevine soyunuyor..
Hukuka uygun olmayan yasa, suç aletidir .. Bir yasa, eğer bireysel temel hak ve hürriyetleri korumuyorsa meşruiyetini kaybeder. Hiçbir yasa bu anlamda yorumlanamaz. Yoksa Hitler 'in, Mussolini 'nin, Stalin 'in, Saddam 'ın da yasaları, yargıçları vardı..
Global anlamda İslâm 'a ve Müslüman lara karşı topyekun bir savaş açılmış gibi. Bir tecrit, yıldırma, bastırma, caydırma, alaya alma ve kışkırtma sözkonusu..
Birilerine göre, Allah, melek, cin, şeytan, ahiret günü, cennet, cehennem yok.. Bu değerlere inananların kamuda görev yapması imkansız. Hz. İsa bugün geri dönse, Hıristiyan dünyası da dahil bugünkü yargıçların çoğu O'nun tutuklanmasına karar verir.
Peki din nedir. Mutlak olan her şey, din olarak kabul edilen bir değer yargısı ifade etmez mi? Mesela 50 öncesi TDK sözlüklerindeki “ Türk'ün dini Kemalizmdir ” sözüne ne demeli. Kemalistler de o zaman tecrit edilmeli.. Dindarlık gibi dinsizlik de bu anlamda bir tehdit olarak görülemez mi? İnsanların kimlik kişiliğini ele veren tek şey dini semboller mi? Dinleştirilen ideolojik, politik, felsefi tutum ve davranışlar yok mu? Bunlar bu sembolleri taşımasalar bile bu özellikleri ile şöhret bulmuş değiller mi?
Cinsiyetsiz , hiçbir değer yargısı bulunmayan insanlardan mı seçilmeli kamu otoriteleri.
İmam Hatipler konusuna da bakalım.. Yüksek okula girerken özel beceri gerektiren mesleklerde zaten ikinci bir eleme var.. Değilse zaten genel bilgi ve yetenek için seviye tesbit sınavı var. Kaldı ki, İmam Hatip ler meslek okulu da değil. Dini eğitim gören düz lisedir. İmam Hatip öğretmenlerine meslek dersi tazminatı ödenmediği gibi, meslek okulları genel müdürlüğüne de bağlı değildir. Din de meslek değildir zaten..
Plan çok açık ve net. Dini, bireysel anlamda vicdanlara, toplumsal anlamda mabedlere hapsetmek.. Dini, AB ve TSE standartlarına, rejim standartlarına indirgemek. Kısaca ve açıkçası İncil e benzer bir Kur'an, kilise ye benzer bir cami , papaz a benzer bir imam ve Hıristiyan a benzer bir Müslüman ..
Halksız bir demokrasi, Alisiz bir Alevilik gibi Şeriatsız ve Allahsız bir İslâm..
Laiklik dediklerinin gerçek anlamda laiklikle bir ilgisi yok. Laiklik dedikleri Bizantinizm. Laik bir ülkede, devlet din eğitimine, öğretimine, karışır mı, zorunlu din dersi olur mu? İmamlar memur, camiler devlet dairesi olur mu? Dini ibadetler devletin gözetiminde yapılır mı? Sivil anlamda dini örgütlenme ve dini vergiler in muhasebeleştirilmesi yasaklanır mı?
Millet adına karar veren mahkemeler, yüzlerini millete dönmeden, rejimi koruma iddiası yerine hukukun üstünlüğü sağlamadan bu iş bitmeyecek..
Korkarım bir gün, medya bu kışkırtmalarını sürdürür ve uygulamalar bir meydan okumaya dönüşürse ipin ucu kaçar.. O zaman bu işlerin ne zaman, nerede, nasıl duracağını kimse kestiremez. 200 yıllık birikim patlar. Olacağı söyleyeyim, çok, ama çok ağır bir bedel ödenir, ama ırmak sonunda kendi yatağını bulur.. Nasıl İstanbul depremi, fay hattı üzerinde stres toplamaya devam ediyorsa, laiklik ve irtica fay hattı üzerinde stres yoğunluğu giderek artıyor .. Bundan kaygı duyuyorum..
Unutmamak gerekir ki, haddinden fazla şiddet gayedeki hikmeti yok eder!.
Guantanamo, Çeçenistan, Filistin, Ebu Garib, çuval, Danimarka üstü Ankara!
Sosyal ve siyasal fay hattı na dikkat.. Milli irade, temel hak ve hürriyetler le şaka olmaz.
Bizim devlete ve yasalara sadakatımız, bu kurumların varlık ve meşruiyet zeminini oluşturan değerlere uygunluğu nisbetindedir.
“ Devlete sadakatımızın Allah'a sadakatımızın güvencesi olduğunu ” görmek istiyoruz.. Biz, devlet ve sosyal kontratı, birileri bize din biçsin, inancımız, tarihimiz, geleneğimiz, kültürümüz ve kimliğimiz üzerinde baskı kursun diye değil; devlet bizim maddi ve manevi kişiliğimizi korusun, geliştirsin diye örgütledik..
Selâm ve dua ile.
11.02.2006 [ Vakit ]
Abdurrahman Dilipak |