ANASAYFA FELSEFE ANTOLOJİ YAZILAR LİNKLER İLETİŞİM
Anasayfa
Felsefe
Antoloji
Linkler
İletişim
 
Bilimsel Araştırma
Genç Kalemler
Yorum Sayfası
Edebiyat Köşesi
 
bütün yazılar
 
 
 Hukuk, Tarih, İktisat, Din, Toplum, Siyaset, Jeopolitik, Felsefe, Metafizik ..
 
   Türkiye için bir demokratikleşme ve sivilleşme perspektifi
Mustafa ERDOĞAN   
 
Türkiye'de çoğunluğun yönetme hakkı, kapsamı bakımından, hukuki ve fiili olarak önemli ölçüde sınırlanmıştır. Seçimlerden çıkan demokratik çoğunluk ülkenin kaderine tam olarak hakim olabilecek durumda değildir. Sistemimizde, askeri ve sivil bürokratik kurumlar için saklı tutulmuş, çoğunluğun karışamadığı yetki alanları vardır. Birçok temel kamusal karar seçilmiş çoğunluğun iradesinden bağımsız olarak alınmaktadır. Atanmış memurların hepsi seçilmişlerin denetimi altında değildir. Silahlı kuvvetler üzerinde sivil denetim neredeyse yok mesabesindedir..
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Adalet Kavramının İçeriği ve Mutlaklığı ve Değişmezliği
Hüseyin HATEMİ   
 
Adalet doğru anlamından ayrılırsa, çok yanlış adalet anlayışları, bir "hikmet" vecizesi imiş gibi, "fiat lustitia, pereat mundus" gibi "absurde" söylemlere yol açar. (Adalet gerçekleşsin, dünyanın yıkılması pahasına da olsa!) Oysa bu söz, gerçek anlamda "adalet" için değil ancak yanlış anlamda, dolayısı ile zulmün bir türü için kullanılan "adalet" terimi söz konusu olduğunda geçerli olabilir. Yoksa dünya adaletin gerçekleşmesi ile değil, gerçekleşmemesi ile yıkılır.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Osmanlı'nın Genişleme Stratejileri
Ali ARSLAN   
 
Osmanlının bir beylik halinde iken başlattığı stratejik uygulamaları, yükseliş döneminin şahıslara bağlı olmaksızın uygulandığını görmekteyiz. Merkezi devamlı olarak güçlü ve bütün tutma politikası, Yavuz dönemine kadar önceliğini korumuş, daha sonraları da Anadolu'yu tehdit edecek, çevreleyecek alan üzerinde hassasiyetle durulup, bu tehdit unsurları bertaraf edilmiştir.

Genişleme, bir alan veya yönle sınırlandırılmadan doğru biçimde bütün istikametlerde, tehdit-açılım önceliğine göre yapılmıştır.

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Adam Olan Adam Bulur
Mustafa ÖZEL   
 
Lider ile yöneticiyi ayıran "Ne" ile "Nasıl" sorularıdır. İstikamet verebilmek için, nasıl'dan çok ne'yi cevaplandırmak gerekiyor. Pierre Casse'ye göre, nasıl'dan ne'ye geçmek bir beceri işidir ve bütün beceriler öğrenilebilir. Liderin ilk adımı, beraber çalıştığı insanlar için bir istikamet tayin etmektir. İnsanların çoğu, tayin edilmiş istikametlerde nasıl yürüyeceklerini bilirler. Bu bir sosyal kültür meselesidir aynı zamanda. Ancak, yürünecek yolun tespiti basit yöneticiliğin sınırlarını aşar. Yürünecek yol, tek kelimeyle söylersek, vizyon gerektirir. Her vizyon çok veciz bir cümleyle dile getirilmeli ve bir strateji ile desteklenmelidir.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Çağın Dini : Hümanizm
Cemil MERİÇ   
 
Yürekten inanıyorum ki geleceğin dini katıksız bir hümanizm olacaktır, yani insanın bütününe saygı; hayat ahlaki bir değer taşıyacak, kutsileştirilecek yüceltilecek. Yar ının başlıca kanunu güzelim insanlığa özen göstermek. Belli bir şekle bürünmeyecek bu inanç, hizipler ve tarikatlar gibi kimseye kapalı olmayacak. Akıldan başka kılavuz tanımayan, gizli remizleri, tapınakları, rahipleri bulunmayan, kiliseler dışı dünyada g önlünce yaşayan geniş ve hür ilim.. işte insanlığı kanatlandıracak biricik inanç" (Renan, İlmin Geleceği)
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   İçselleştirilmiş, Açık ve Gizli Oryantalizm ve Kemalizm
Hasan Bülent Kahraman   
 
KEMALİST ORYANTALİZMİN KÖKENLERİ ÜSTÜNE
Edward Said'in Oryantalizm isimli kitabı yayınlandığı günden bu yana yoğun bir ilginin odağı olmuştur. Bu kitabın yayınlanmasından sonra yapılan akademik çalışmalar sadece kitabın öne sürdüğü tezleri ele alıp irdelemekle sınırlı kalmamıştır. Said'in tezleri bugün de akademik dünyanın ilgili çevrelerini ortasından ikiye ayıran etkenlerden birisi olmayı sürdürmektedir. Kitapta öne sürülen düşünceler yandaş ve karşıt yazılara konu edilmektedir.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Düşünce ve Kültür Tarihinde Hermeneutik Gelenek
Mustafa GÜNAY   
 
.... hermeneutik nedir? Bu soruya verilecek en basit cevap, hermeneutiğin verstehen, yani anlama kavramına açıklık kazandırmaya çalışan bir düşünme ya da felsefi düşünme geleneği olduğudur. "Bir şiir, bir kanun metni, bir insan fıili, bir dil, veya bir yabancı kültür, ya da insanın kendi kendisi olsun, herhangi bir şeyi anlamak nedir? Güçlük, bunun tamamen tutarlı bir soru olmamasından; ya da daha doğrusu, anlama sorununun birçok farklı bağlamda ortaya çıkmasından ve kimisi bir diğeriyle neredeyse hiç uyuşmayan bir- çok entelektüel disiplinde uygulamasının olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle sorunun nasıl çerçeveleneceği, başlı başına bir sorudur" (Bruns 2001: s.15-16). Hermeneutik kavramı ne anlama gelmektedir, neyi ifade etmektedir, önce bunun üzerinde durulması, söz konusu sorunun cevabını aramada ilk adım olacaktır
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Kamusal Alan Tartışmaları ve Türkiye'deki Başörtüsü Sorunu
Fatma BENLİ   
 
Türkiye'de her gün kapsamı genişletilerek devam ettirilen başörtüsü yasağının, hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. Yasak, kişilerin eğitim, çalışma yada kamu hizmeti alma gibi haklarını kullanmalarını, başlarını açma şartına bağlamaktadır. Bu uygulamayı meşru hale getirecek açık bir anayasa yada yasa maddesi ileri sürülemediğinden, her olay için farklı bir gerekçe sunulmaktadır. Yargı kararlarında yer alan “başın örtülmesine serbestlik tanınmasının ayrımcılık ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, üniversite eğitimi alma aşamasına gelen bir bayanın başını örtmesinin, sokakta başını örten bayanlar gibi masum görülemeyeceği” şeklindeki açıklamalar inandırıcı olmadığından, artık “kamusal alan” bahanesi ileri sürülmeye başlamıştır. Bu surette yasak “kamusal alan” şeklinde, içi doldurulmamış bir kavramla meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Adam Zengin Olur mu?
Mustafa ÖZEL   
 
"Adam zengin olmaz!" Maraşlı Meczup Zeki, elinden düşürmediği kocaman sopasını her gördüğü topluluğa doğru sallar ve "Cemaat, size bir çift sözüm var, deyivereyim gidivereyim" dermiş. "Buyur, Zeki Ağa, deyiver sözünü" dediklerinde, "Adam zengin olmaz, zengin adam olmaz!" deyip gidermiş.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Balkanlar Ya Da Tamamlanmamış Tasfiye
Ahmet DAVUDOĞLU   
 
Asrın başında Balkanlar uluslararası siyasetin odak noktalarından birisi idi. Bir yandan Batı ile Doğunun sınıf bölgesi olan bu yarımada öte yandan çok renkli kompozisyonu ile büyük devletlerin müdahalesine açık bir yapı arzediyordu. Nitekim insanoğlunun o güne kadar görmediği çapta bir cihan savaşı bu bölgede atılan bir kurşunla başladı.
Yazının Devamını Okumak İçin Tıklayın>