ANASAYFA FELSEFE ANTOLOJİ YAZILAR LİNKLER İLETİŞİM
Anasayfa
Felsefe
Antoloji
Linkler
İletişim
 
Bilimsel Araştırma
Yorum Sayfası
Makale & Deneme
Genç Kalemler
Edebiyat Köşesi
 
bütün yazılar!
 
  ekonomi, toplum, din, jeopolitik, felsefe, edebiyat, tarih, metafizik..
 
   Kara Zulmün Beyaz Fosforu
Ahmet Varol   
 


Amerikan emperyalizminin saldırganlığını gerekçelendirmek amacıyla son dönemde en sık kullandığı dayanak teröre karşı savaş iddiasıdır. Fakat eğer iyi bir araştırma yapılıp rakamlar ortaya çıkarılsa ABD'nin saldırılarında son on yıl içinde öldürülenlerin sayısının yine aynı süre içinde tüm dünyada terör saldırılarında öldürülenlerin sayısının birkaç katı olduğu görülecektir. Bunu dile getirmemiz terörü, herhangi bir meşruiyete dayanmayan şiddeti ve savunmasız, suçsuz insanların ideolojik gerekçelerle de olsa öldürülmesini onayladığımız için değildir elbette. Bunu vurgulamaktaki amacımız, terörü uluslar arası çapta bir şiddet için gerekçe olarak kullanan ABD emperyalizminin örgütsel terörü bayağı geride bıraktığına dikkat çekmektir. Bu itibarla çağımızda teröre karşı savaş iddialarında gerçekçi ve samimi olanların en başta Amerikan terörüne karşı savaşmaları gerekir.

ABD'nin saldırganlığını gerekçelendirmek için kullandığı dayanakların en önemlilerinden biri de nükleer, kimyasal veya biyolojik silahların varlığı, üretildiği ya da üretilmesi için çalışmalar yapıldığı iddiasıdır. Bu konudaki tutumunda kendini haklı göstermek için sadece ihtimalleri bile yeterince gerekçe sayabilmektedir.

Afganistan'ı işgal planında bu ülkedeki yönetimin teröre destek verdiği, terör örgütlerine sahip çıktığı iddiasını kullanmıştı. Bu iddiayı Irak işgalinde de kullanmak istedi. Ancak o zaman gülünç duruma düşeceğini anlayınca hemen ikinci gerekçeye yani kimyasal ve biyolojik silahların bulunduğu iddiasına başvurdu. Bu iddiasında kendini haklı çıkarabilmek için BM'den karar çıkartmayı ve bu teşkilat tarafından oluşturulan heyetler vasıtasıyla raporlar hazırlatmayı başardı. Genelde tüm çağdaş emperyalist güçlerin özelde Amerikan emperyalizminin meşrulaştırma mekanizması olarak görev yapan BM'nin oluşturduğu heyetler Saddam'ın çalışma odasına varıncaya kadar her tarafı araştırarak söz konusu silahların varlığına dair deliller aradılar. Sonuçta buldukları tüm bilgileri hazırladıkları raporlarda derli toplu bir şekilde BM yönetimine verdiler. Buna ek olarak Irak yönetiminden de, elindeki silahlara dair tafsilatlı bilgiler içeren raporlar aldılar. Ancak bu raporların hiçbirinde Irak'ın elinde kimyasal ve biyolojik silahların bulunduğunu ortaya koyan bilgiler ve deliller yoktu.

Ama ABD saldırma konusunda kararlı olduğundan, sadece BM'in Irak'ta yasak silahları araştırmasını ve bu konuda raporlar oluşturmasını bile yeterli delil saydı. Bush yönetimi için sadece varsayım veya ihtimal bile saldırmak için yeterli gerekçedir. Ona göre BM'in araştırma yapması söz konusu silahların kokusunun alınmasından ileri geliyordu ve bu kokunun alındığı yerin üzerine gidilmesi gerekiyordu. BM heyetleri girmiş ama bulamamışlardı. Kendisi kalabalık bir orduyla girerek askerlerine bulduracaktı. Tabii ona göre, BM heyetlerinin bulamadığı silahları askerler vasıtasıyla bulmaya çalışmanın belli bir bedeli olacaktı ve bunu da göze almak gerekiyordu. Sonuçta ABD saldırgan politikasını devreye soktu. Bu savaşın nelere mal olduğunu hepimiz biliyoruz.

İşgalci güçler aradıkları kimyasal ve biyolojik silahları bulamadılar. Ama kendilerinin bu tür silahları Iraklılara karşı kullandıkları ispat edildi. Zaten bütün bu silahların ana kaynağının ABD olduğu bilinmektedir. Muhtelif savaşlarda insanları kitleler halinde imha etmek için kimyasal silahlar kullandığı daha önce de belgeleriyle ortaya konmuştu.

İtalyan RAI televizyonunun yayınladığı belgesel her şeyi gözler önüne serdi. Belgeselde işgalcilerin özellikle Felluce'de kimyasal silahlar kullanmaları, bu silahların insanların bedenlerinde sebep olduğu tahribat gösteriliyor. Bu tür silahların nerelerde ve ne gibi amaçlarla kullanıldığı hakkında, işgal güçleri arasında yer almış ama gerçekleri itiraf etmekten çekinmeyen bazı askerlerin şahitliklerine başvuruluyor. Ayrıca Batılı bazı uzmanların tespitleriyle onların şahitlikleri tekit ediliyor.

Bu belgeselin yayınlanmasından sonra ABD yüzünü kapatacak maske bulamadığını anladığından işi bir başka yöne çekmeye başladı. Konuyu tamamen "beyaz fosfor" tartışmasına çekerek bunun ne amaçla kullanıldığına dair savunmalar yaptı. Oysa hadise salt beyaz fosfor kullanılması meselesinden ibaret değildir. Meselenin boyutlarının anlaşılabilmesi için kullanılan kimyasal silahların insanların ve hatta hayvanların üzerinde ne gibi tesirler yaptığının görülmesi gerekir. Elbette "beyaz fosfor" kullanılması bütün insanlığın reddetmesi gereken büyük bir cinayet ve vahşettir. Ama bizim kanaatimize göre konunun "beyaz fosfor" tartışmasına çekilmesi bir çarpıtmadır. İşgal güçlerinin sergilediği vahşeti görmek için kullanılan kimyasal silahların canlılar üzerindeki tesirlerinin iyi tahkik edilmesi, olaylara şahitlik edenlerin verdiği bilgilerin iyi değerlendirilmesi gerekir.

Ne kadar ilginçtir ki ABD'nin savaş planının önünü açmak için heyetler oluşturarak Irak'a gönderen, raporlar hazırlatan BM'in söz konusu belgesel karşısında harekete geçtiğine dair bir haber duymadık. BM'in bu çifte standartçılığı kime çalıştığını yeterince ortaya koymuyor mu?

Aşağıda söz konusu belgeselin Internet'ten çekilebilmesi için iki link veriyoruz. Bunlardan biriyle belgeselin İngilizcesini diğeriyle de Arapça dublaj yapılmış şeklini bilgisayarınıza çekerek seyretmeniz mümkün. Bu dilleri bilseniz de bilmeseniz de belgeseli dikkatlice seyretmenizi tavsiye ediyoruz. Belgesellerde kullanılan dilleri bilmeniz zorunlu değil. Görüntüler zaten size her şeyi anlatıyor. Bu belgesel size ABD'yi tanıtıyor. ABD'yi insanların sadece vatanlarını değil beyinlerini de işgal etmek amacıyla hazırlanan Hollywood kurgu filmleriyle değil işte bu belgesellerle tanıyın.

Belgeselin bilgisayara çekilebilmesi için linkler:

İngilizcesi: http://www.rainews24.rai.it/ran24/inchiesta/video/fallujah_ING.wmv
Arapça dublajlısı: http://www.rainews24.rai.it/ran24/inchiesta/video/fallujah_ARABO.wmv

[ Antiemperyalizm.org ] 21 Kasım 2005

Ahmet Varol