ANASAYFA FELSEFE ANTOLOJİ YAZILAR LİNKLER İLETİŞİM
Anasayfa
Felsefe
Antoloji
Linkler
İletişim
 
Bilimsel Araştırma
Genç Kalemler
Edebiyat Köşesi
Makale & Deneme
 
bütün yazılar
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Analizler ve Yorumlar
  Seçme Yazılar
   Şeriatçılık da bölücülük de serbest olmalı…
Ahmet ALTAN    
 


"Benim fikirlerimi özgürce söyleme hakkına sahip olduğum bir yerde, benim gibi düşünmeyenlerin fikirlerinin söylenmesi kim tarafından, ne hakla yasaklanabilir? .."

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Ateizm meselesi
Hilmi YAVUZ    
 
"‘XX. yüzyıl ateizmine felsefi dayanakları sağlama işinde Jean-Paul Sartre'ın da, meseleyi ancak varsayımlarla götürmeye çalıştığını biliyoruz. Sartre Varoluşçuluğu'nun insana ilişkin temelkoyucu ilkesi olan 'varlık, öz'den önce gelir', bir varsayımdan başka bir şey değildir..."
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   İslam'a karşı savaş hazırlığı
Hüseyin HATEMİ    
 
"‘Sarkozy'nin Hâmân'ı da Yahudi bir aileden! O da Sarkozy ve Bush gibi, insan değil, hâzâ melâike cinsinden: “Sınırsız=Sınır tanımaz sağunlar=tabibler” hareketi'ni kurmuş ve açlık ve yoksulluğa karşı savaşım verdiğini iddia ediyor! Gerçekten de “herkesi kör, âlemi sersem sanmakta” hiçbir sınır tanımıyor.. "
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Ömrü Ramazan olanın ahireti bayram olur
Sami HOCAOĞLU    
 
nsan hayatına “ömür” denilmesi, insanın mâ hulika leh'inin (yaratılış amacının) imar ve inşa olduğunu gösterir. İnsan hayatı, hem o hayatın sahibini mamur etsin, hem de o hayatın sahibi çevresini ve geleceğini mamur etsin diye “ömür” adını almıştır.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Tepeden inmeci “çağdaşlığın” teyakkuz hali
Ferhat KENTEL    
 
"Çağdaşlaşma / Batılılaşma projesinin sahiplerine göre, Anadolu topraklarında yaşayan insanların dinleri, etnik kökenleri “kutsallaştırılan” bu yeni insan modelinin önünde engeldi. Bu engelleri ortadan kaldırmak için çok yönlü olarak yürütülen çabaların hedefleri arasında Gayrimüslimlerin (sermayelerinin mümkün olduğunca “millileştirilerek”) Türkiye topraklarını terke zorlanmaları (ya da görünmez kılınmaları), en büyük etnik grup olarak Kürtlerin Türkleştirilmesi ve bunların yanısıra, ehlileştirilmiş, devlet kontroluna alınmış bir din anlayışına bağlı olarak toplumun büyük çoğunluğunun dini olan İslam'ın kamusal hayattan ve kamusal alandan uzaklaştırılması bulunuyordu. "
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Okul bahçesinde yaramaz çocuklar!
Etyen MAHÇUPYAN    
 
"Elit tabakanın en demokrat gözükenleri bile, bürokratik vesayete karşı çıkarken, halkın hangi durumlarda 'vatandaş' sayılması gerektiği konusunda net fikirlere sahiptir. Buradan anlaşılan halkın elit tabakanın niteliklerine yaklaştığı oranda 'vatandaş' olabileceğidir. Dolayısıyla ülkenin karar mekanizmasının en tepesindeki şahsın Meclis tarafından seçilmesi, henüz vatandaş sayılmaması gereken bazı insanları sırf milletvekili oldukları için yetkili kılmak anlamını taşır "
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Hacettepe araştırması
Etyen MAHÇUPYAN    
 
"söz konusu köylüler ‘yerinden olmuş’ değil ‘yerinden edilmiş’ insanlar ve bu baskının failleri de bizzat devletin kolluk güçleri. Devlet vatandaşlarını kendi istediği ‘vatandaş’ olmakla yurtsuzlaşma arasında bırakmış. Gerçek vatandaşı hazmedememenin maliyeti bir kez daha sıradan insanın üstüne binmiş, onların hayatlarını karartmış... "
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Vicdani ret konferansı
Yıldırım TÜRKER    
 


" Modern devletlerin yaptığı, insanları kendi korkularına hapsetmek.
Akıl tokmağıyla da tepelerinde dikilmek.
Akıllı olmanın şartlarını biliyoruz. Bir tatsızlık çıkmadan bu hayatı
sona erdirebilmek. Vatandaşlık, kazasız belasız korunması gereken
bir emanet. ."

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   "Atatürk'ü zorla sevdirmek gibi bir mecburiyetimiz vardır!"
Hakan ALBAYRAK    
 
"‘Ne olacaksanız, "ebedi şef" de o olduğu için olacaksınız! "Ebedi şef"in olmadığı bir şey olmayacaksınız! Söylediğiniz ve yaptığınız her şeyi "ebedi şef"e dayandıracaksınız! "Ebedi şef"in aynı anda bütün dini/felsefi/ideolojik duruşlara birden referans teşkil etmesi ne kadar akıl almaz olursa olsun, aklınız bunu alacak! Şartların mütemadiyen değişmesine rağmen "ebedi şef"in dönemindeki şartlara teslim olmayı da içinize sindireceksiniz! 10 Kasım 1938 günü saat 9'u 5 geçe zaman durmuştur! "Kemalist/Atatürkçü" dogmatizmde içtihat kapısı ebediyen kapalıdır! Din değil ama bu dogmatizm terakkiye kesinlikle manidir! .."
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Profüsür
Engin ARDIÇ    
 


"O zaman da rektör olmak için uluslararası bilimsel yayın şartı aranmaz, çünkü Atatürkçü olmak gerekli ve yeterli sayılır (öhö, 'necessary and sufficient' diyorlar hani, profesör anlar)... Rektör dediğinin ilimle bilimle ne ilgisi var, rektörün işi üniversiteyi çekip çevirmek, öğrencilere göz kulak olmak, döner sermayeyi döndürmek, hocaların beleş yurtdışı gezi formlarını onaylamak, biri sıcak, biri zeytinyağlı, biri de tatlı olmak üzere üç kap yemek çıkmasını sağlamak, otoparkı bölüştürmek, saç, tırnak ve etek muayenesi yapmak, kızların açık saçık gezmesini önlemek, buna karşılık başörtülü karıları kovalamak, sigara içenlerin kulağını çekmek, falan filan."

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   İn-san-sız-laş-tır-ma!
Abdurrahman DİLİPAK    
 


"Kendi yurttaşlarına karşı yabancı devletlerin koordinasyonu ile çözüm aramak yerine yapacak başka işler yok mu size göre.. Bu kirli kavga bitsin..
Bir imparatorluk mirası üzerine yeni bir ulus devlet inşa etme uğruna bir ömür tükettik. Ulus devlet projesi bitti , biz hâlâ aynı kavgayı veriyoruz..
. "

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Gıcık yazı
Engin ARDIÇ    
 


"Gerçek şu: Gecekondu gençleri, Taksim'e cumhuriyeti kutlamaya falan değil, 'beleş Mustafa Sandal konseri' izleyip tepişmeye gittiler. Her ülkenin alt sınıfının içeceği olan birayı da fazla kaçırınca... Nitekim, kendilerini savunmak için kullandıkları 'ne işleri var o kadar erkeğin içinde' cümlesi, cumhuriyeti yaşatacak ve yükseltecek olan fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür yeni nesillerin 'tıynetini' ortaya koyuyor."

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Geçmiş nasıl tarih olur?
Etyen MAHÇUPYAN    
 
"‘Tarihin geçmişte 'yaşananların' anlaşılması amacıyla sürdürülen bir çaba olduğunu dahi bilmeyen bu insanlardaki tıkanıklığın en ilginç belirtisi belge merakı. Belgelerde okuduklarının 'yaşanmışlık' olduğunu düşünen bu kişiler, tarih disiplininin belgeyi yazana ve belgede yazılanlara ilişkin soru sorduğumuzda başladığını kavramaktan acizler... "
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Yâr ile bayram
Hüseyin HATEMİ    
 
"‘Adalet ilkesinden, ustalıklı terim îcatları ve kullanımları ile de kaytarmak mümkün değildir. “Amaller niyetlere göredir” Hitler'in, soykırım terimini kullanmayıp “nihaî çözüm” (Endlösung) gibi terimler kullanması, O'nu ahlâkî sorumluluğundan kurtaramamıştır. Farzedelim ki, Tehcir Kanunu'nun adı “Ermeni Ötenazisi Kanunu” olsa idi, bugün de, “soykırım” diyenler “Ermenilere ölüm yardımı kamu hizmetinin sunulması” ifadesini kullansa idiler, sorun çözülmüş mü olacaktı?"
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Ermeniler bahane... Asıl mesele Viyana seferlerimiz! 1
Hakan ALBAYRAK    
 
"‘Üç-beş milyon Ermeni'nin gönlü dünya emperyalizminin umurunda bile değil; 1.5 milyarlık İslam âleminin gönlüne metelik vermeyen emperyalistler, dünyanın gidişatı üzerinde tayin edici bir rol oynamayı hayal bile edemeyecek bir milleti hoş tutmak için kendilerini bu kadar yormazlar...."
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Laikliğin irticai yorumu
Etyen MAHÇUPYAN    
 
"‘Türkiye'de resmi ideolojinin otoriter zihniyet içinde şekillenmiş olması, her alanda otoriter bakışı ‘ilericilik' haline getirerek dünyaya adapte olamayan bir devlet sistematiği üretmekte. Böylece topluma her bakışında çevresinde ‘irtica' algılayanların, her şeyden önce toplumun yaşamakta olduğu dinamikten ne denli uzak kaldığını da anlamış oluyoruz.."
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Sosyal demokrasi
Ahmet ALTAN    
 


"Ama demokrasiden korkuyorlar işte.
Müslüman olmayan Türklerden de korkuyorlar.
Dindarlardan da korkuyorlar.
Kürtlerden de korkuyorlar.
Yabancılardan da korkuyorlar.
Herkes onları yiyecek sanıyorlar.
Çok ürkek gözüküyorlar ama cesur oldukları yerler de var.
Askeri bir darbeden korkmuyorlar mesela.
Hatta sanki seviyorlar bile.
Demokrasisiz bir cumhuriyetten de korkmuyorlar..
"

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Askerî ve hukukî laiklik
Mümtaz'er TÜRKÖNE    
 


"Kara Kuvvetleri Komutanı'nın yeni düşünceleri izleyemediği için, felsefe dünyası açısından modası geçmiş düşünceleri savunmasını anlayışla karşılayabiliriz. Ancak kalkıp da bize bu düşünceleri silah zoruyla tek ve evrensel hakikat olarak benimsetmeye kalkarsa, ortaya dogmalara esir edilmiş bir toplum çıkar.. "

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Öğrencisini tehdit eden çağdaş üniversite!
Ahmet KEKEÇ    
 


"Diyelim ki, burslu öğrenci olarak Avrupa'da önemli bir üniversiteden mezun oldunuz. Erdoğan Teziç 'in yönettiği YÖK isterse (ki hangi durumda isteyeceğini, hangi durumda istemeyeceğini kestirmeniz zordur) , aldığınız diplomayı geçersiz sayabilir, iş bulamaz; kamu dairelerinde çalışamaz, YÖK üniversitelerinde master veya doktora yapamazsınız"

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Post-ulusal kimlik ve anayasal yurtseverlik...
Memhet ALTAN    
 


"2006 yılında bizde gelinen en üst aşama ne?
Laik devlet kavramı...
Üstelik, “demokrasiyi” kendine tehdit gören bir laik devlet algısı bu...Yani henüz orta-çağ sonrası...
Atatürk devrimleri oturmadı mı? Eğer oturduysa artık demokratik devlete geçilmesi gerekmez mi?
Yok, eğer oturmadıysa, neden oturmadı?
Bunun derinlemesine bir analizinin yapılması gerekmez mi? "

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Cumhuriyet ve Cumhuriyet Halk Partisi
Hasan Celal GÜZEL    
 


"Türkiye'deki kafası karışık aydınların bir türlü anlamadıkları veya anlamak istemedikleri bir gerçeği halkımız çok açık bir şekilde teşhis etmiştir: CHP, hiçbir demokratik seçimde halk oyuyla iktidara gelememiştir. Bu 60 yıllık mağlubiyet, CHP'de bir 'sandık allerjisi' ile gelişen, halka karşı güvensizlik ve kırgınlık oluşturmuştur. Bu yüzden CHP, 'Cumhuriyet (değerleri/kazanımları) ve laiklik elden gidiyor' feryatlarıyla 'zinde güçleri' kışkırtmış ve demokrasi dışı dayatmalarda bulunmuştur. Kısaca, halkımız 'CHP+Ordu=İktidar' formülünü artık çok iyi kavramış durumdadır. "

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Her Türk Asker Doğmaz!
Perihan MAĞDEN    
 


"Nasıl her Türk nükleer fizikçi, baraj mühendisi, balet, narenciye üreticisi, son ütücü olarak doğmuyorsa, doğmayacaksa, doğmaması tercih nedeniyse her Türk, askerde doğamaz. Doğmayacaktır. Doğmaması gerekir.
Önce yıllardır, on yıllardır, yüz yıllardır maruz bırakıldığımız militarist koşullanmalardan kurtulmamız gerektiğini, bazılarımızın böyle bir tercihi olabileceğini kabul etme “alicenaplığını” göstermemiz gerektiğini, ARTIK gerektiğini söyleyerek..."

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Genç Siviller Rahatsız
Ali BAYRAMOĞLU    
 


"Bu topraklar üzerinde 16-35 yıldır ikamet eden, bu ülkenin hastanelerinde doğmuş, okullarında okumuş, herkes gibi Cem Yılmaz esprilerine gülen, Babam ve Oğlum filminde ağlayan, kimsenin üniformasını giymeyen, şiddetle uzaktan yakından bir alakası olmayan, uzun ve sağlıklı bir ömür sürmek isteyen, ileride çocuklarına iyi bir gelecek bırakma hayali kuran Türkiye Cumhuriyeti'nin sıradan genç vatandaşları..."

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Darbeciler ve generaller hakkında dava açılamaz mı?
Abdurrahman DİLİPAK    
 


Hadi diyelim Büyükanıt' ı mahkemeye çıkmaktan kurtardınız, halkın vicdanında bu durumu nasıl dengeleyeceksiniz?.. Kuşku daha da artmayacak mı? Madem bu şekilde yargılanmayı bir şeref olarak görüyor, neden bu şerefi kendilerinden esirgemeye çalışıyorsunuz ki?..

Şüpheli bir astsubayı yargılamanın bile bu kadar zor olduğu bir ülkede muvazzaf bir kuvvet komutanını yargılamak kolay değil elbette.

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Kavram sahtekarlığı
Ahmet VAROL    
 
Kavram sahtekârlığı insanların beyinlerini işgal etmenin önemli bir yoludur. Çağdaş emperyalizm işgalcidir. Fakat onun işgalciliği sadece topraklara yönelik değildir. Onun işgal politikalarında öncelikli olarak hedeflediği, insanların beyinleridir. Beyinlerin işgal edilmesi toprakların işgal edilmesini kolaylaştırmaktadır. Hatta bazen toprak işgaline ihtiyaç bile bırakmamaktadır. Beyin işgalinde muhtelif metotlara başvurulur. En yaygın olarak kullanılan metotlardan biri de kavram sahtekârlığıdır.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Katolik aydınlanmacılık: Kemalizm
Etyen MAHÇUPYAN    
 
Batı kendi iç dinamiği içinde değişirken aydınlanmanın göreceli anlayışını içselleştirme şansını fazlasıyla buldu ve günümüzdeki bireyselleşmenin yolunu açtı. Ama orada bile ‘yaşanan' aydınlanma kuramsal bir özgürleşme sürecinin hayata geçmesi değildi. Bilişsel dünyadaki devrim ideolojik olarak kurumsal yapıdan çok daha baskın çıkarken, devletler dinin egemenliğinden kurtulmak üzere bu geçişi desteklediler. Böylece aydınlanma esas olarak ataerkilliğin yenilgisini ifade etti ve göreceli bakışla otoriterliğin çeşitli biçimlerde bütünleşmeleri farklı ülkelerdeki ‘modern'liği üretti.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Danimarka'yı bırak! Ankara'ya bak!
Abdurrahman DİLİPAK    
 
Hukuka uygun olmayan yasa, suç aletidir .. Bir yasa, eğer bireysel temel hak ve hürriyetleri korumuyorsa meşruiyetini kaybeder. Hiçbir yasa bu anlamda yorumlanamaz. Yoksa Hitler 'in, Mussolini 'nin, Stalin 'in, Saddam 'ın da yasaları, yargıçları vardı..

Global anlamda İslâm 'a ve Müslüman lara karşı topyekun bir savaş açılmış gibi. Bir tecrit, yıldırma, bastırma, caydırma, alaya alma ve kışkırtma sözkonusu..

Bizim devlete ve yasalara sadakatımız, bu kurumların varlık ve meşruiyet zeminini oluşturan değerlere uygunluğu nisbetindedir...
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>
   Arnavutluk, ah Arnavutluk!
Sami HOCAOĞLU    
 
Avrupa'da kahir çoğunluğu Müslüman olan tek ülke olarak anıldı. Fakat şimdilerde, bu özelliğinden dolayı dünya egemenlerinin gözü üzerinde. Fırsat bu fırsat diyerek, zayıflatılmış olan İslami kimliğinden tamamen koparılmak isteniyor. Orada hummalı bir Hıristiyanlaştırma operasyonu yürütülüyor. Belki de yüz yılın operasyonu bu.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Ahmedinecad ne diyor? Madagaskar Planı ne?..
İbrahim KARAGÜL    
 
Almanya'nın bölünmesinin sebebinin Yahudiler olduğu inancıyla İsrail'in Almanya'ya taşınmasını istiyor. Alaska'nın 1867'de Rusya'dan koparılmasının sebebinin de Yahudiler olduğu inancıyla İsrail Devleti'nin Alaska'ya taşınmasını istiyor. Ahmedinecad'ın bu bilgileri bizzat Rusya lideri Vladimir Putin'den aldığı iddia ediliyor. Putin'in Çeçenistan'da; "Müslüman dünyanın en büyük destekçisi ve koruyucusu, en güvenilir ortağı Rusya'dır" açıklamasının da bu çerçevede yapıldığı ifade ediliyor. Ahmedinecad, Almanya ve Alaska gibi Irak'ın bölünmesinin de İsrail planı olduğuna inanıyor.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın >>>
   Kemalizm nedir?
Abdurrahman DİLİPAK    
 
"Kemalizme artık aşılması gereken bir tarihi fikirler bütünü olarak bakmamız gerek" diyen Atılım Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Levent Köker bu konuda tek değil.. Köker, bazı kesimlerin "politik olarak yeni bir anlam yükü"yle Atatürk'ü yeniden gündeme getirmelerini, son dönemdeki küreselleşme cereyanlarına karşı "ulusal hassasiyetleri" öne çıkaran bir milliyetçi dalganın yükselişine bağlıyor. Köker, Kemalizmin bütün vurgusu taraftarlarının iddia ettiği gibi bir "aydınlanmacı rasyonalizm" ise, bunun ideolojik saplantılardan ve tarihsel "altın çağ" özlemi duymaktan veya "yeni biçimde bir dinsellik"ten uzaklaşmasını gerektirdiğini düşünüyor.

Evet. Eğer Kemalizm bir din, ya da dogma, bütün zaman ve mekanlarda geçerli tek doğa üstü bir güçse, o zaman bu bir inanıştır ve o zaman laiklik kuramına göre, bu yapıyı siyasetin dışına çekmek gerekir..
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Kara Zulmün Beyaz Fosforu
Ahmet VAROL    
 
Amerikan emperyalizminin saldırganlığını gerekçelendirmek amacıyla son dönemde en sık kullandığı dayanak teröre karşı savaş iddiasıdır. Fakat eğer iyi bir araştırma yapılıp rakamlar ortaya çıkarılsa ABD'nin saldırılarında son on yıl içinde öldürülenlerin sayısının yine aynı süre içinde tüm dünyada terör saldırılarında öldürülenlerin sayısının birkaç katı olduğu görülecektir. Bunu dile getirmemiz terörü, herhangi bir meşruiyete dayanmayan şiddeti ve savunmasız, suçsuz insanların ideolojik gerekçelerle de olsa öldürülmesini onayladığımız için değildir elbette. Bunu vurgulamaktaki amacımız, terörü uluslar arası çapta bir şiddet için gerekçe olarak kullanan ABD emperyalizminin örgütsel terörü bayağı geride bıraktığına dikkat çekmektir. Bu itibarla çağımızda teröre karşı savaş iddialarında gerçekçi ve samimi olanların en başta Amerikan terörüne karşı savaşmaları gerekir.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Bu defter kapanmaz
Gülay GÖKTÜRK    
 
Türban karşıtları AİHM Büyük Daire'nin kararından beri, hiç durmadan aynı cümleyi tekrarlıyor: Bu defter kapanmıştır, artık kimse türban lafını ağzına almasın. Bir kere defteri kapatacak olan kim? Binlerce kız öğrenci ve onların anneleri babaları, yakınları bu defteri kapatmadıkça, bu haksızlığı kabullenip vazgeçmedikçe, kim kapatabilir bu defteri? Sizin kapatmanızla kapanır mı? Türkiye askeri cuntayla yönetilirken, uluslararası bir mahkeme "Türkiye'de demokrasi sorunu yoktur" diye bir karar alsaydı, biz de "demek ki demokrasi sorunumuz yokmuş, aman ne iyi mi" diyecektik?
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
   Türban Sorunu Yoktur!
M. Nedim HAZAR    
 
Hani dillerine doladıkları, ‘Babaannemizin örtüsü gibi değil bu örtü, ona itirazımız yok' cümlesi de kocaman ve samimiyetsizce söylenilmiş bir yalan. Bunu onlar da biliyor. Karşı oldukları şey türban değil, örtünmenin kendisi. Örtülü insan görmek istemiyorlar. Mesele, bunu açıkça söyleyebilecek kadar samimi olmayışları.
Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın>
 Analizler ve Yorumlar
  Yayınladığımız Güncele İlişkin Tüm Analiz ve Yorumlar >>>