ANASAYFA FELSEFE ANTOLOJİ YAZILAR LİNKLER İLETİŞİM
Anasayfa
Felsefe
Yazılar
Linkler
İletişim
 
Tüm Şairler
Tüm Şiirler
TOP 20 Şiir!
Şiir Kategorileri
Allah Şiirleri
Anne Şiirleri
Aşk Şiirleri
Ayrılık Şiirleri
Ölüm Şiirleri
 
N. Fazıl Kısakürek
Nazım Hikmet Ran
Orhan Veli Kanık
Cahit Sıtkı Tarancı
Ataol Behramoğlu
Murathan Mungan
Ahmet Telli
Attila İlhan
Can Yücel
 
 Türk Şiir Antolojisi
 
Akşam Erken İner Mahpushaneye


Akşam erken iner mahpushaneye.
Ejderha olsan kar etmez.
Ne kavgada ustalığın,
Ne de çatal yürek civan oluşun.
Kar etmez, inceden içine dolan,
Alıp götüren hasrete.

Akşam erken iner mahpushaneye.
İner, yedi kol demiri,
Yedi kapıya.
Birden, ağlamaklı olur bahçe.
Karşıda, duvar dibinde,
Üç dal gece sefası,
Üç kök hercai menekşe...

Aynı korkunç sevdadadır
Gökte bulut, dalga kaysı.
Başlar koymağa hapislik.
Karanlık can sıkıntısı...
"Kürdün Gelini"ni söyler maltada biri,
Bense volta'dayım ranza dibinde
Ve hep olmayacak şeyler kurarım,
Gülünç, acemi, çocuksu...

Vurulsam kaybolsam derim,
Çırılçıplak, bir kavgada,
Erkekçe olsun isterim,
Dostluk da, düşmanlık da.
Hiçbiri olmaz halbuki,
Geçer süngüler namluya.
Başlar gece devriyesi jandarmaların...

Hırsla çakarım kibriti,
İlk nefeste yarılanır cigaram,
Bir duman alırım, dolu,
Bir duman, kendimi öldüresiye,
Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,
Ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni,
Çıldırasıya...

                   Ahmed Arif
<empty>